5 Ekim 2012 Cuma

Deplasmanda 4 Atmak

Uzun zamandır deplasmanda 4 attığımız hatırlamıyorum ne yazık ki hatırlayamıyordum ta ki dün geceye kadar. Dün gece ne oldu ne değişti bilemiyorum ama takımın üzerinde büyük bir etkisi olmuş olduğu çok belli. "Takım" olma adına büyük bir adım atılmış.
Takım Olmak

Alex gitmişken, Aziz Yıldırım esip gürlerken yani büyük bir kaosun içindeyken takım bir anda nasıl olduysa kendine geldi. Biz taraftarlarına deplasmanda hem de Almanya'nın en iyi tribünleri karşısında 3 puan hediye ettiler. Bu bir başarı mıdır değil midir, zaman içinde göreceğiz ama istikrar korunmazsa bu 3 puanın bir önemi olacağı kanısında değilim. Takım istikrarı istiyorsa aynı zamanda hoca, üst seviye de fizik, kondisyon yüklemesi yapmaları bilhassa şart. Hatırlarsanız Tuncay boro yıllarının ilk günlerinde maçtan yarım saat önce sahaya indiğini ısınmak için ama sahada kimsenin olmadığını aksine herkesin spor salonunda çalışmalarda bulunduğunu söylemişti. Buna binaen Türkiye'de antrenmanların futbolcuları çok da yormadığını düşünür oldum. Keza Emre'nin Madrid günleri yedek kulübesinde başladı bu yüzden tıpkı Arda'da olduğu ama şimdi görüyoruz ki; Arda 90 dakika bir oraya bir buraya koşuyor.
Alamancı

Maçın geneline indirgemek gerekirse sözü haftasonu 5 yemiş olan Borussia Monchengladbach fazlasıyla hırslı ve arzulu oynadı, Tolga Ciğerci adına pek güzel bir maç olmadı ama kumaşını az çok belli etti umarım milli takıma faydası dokunur. Ama bu fazla hırs maçta 4 yemelerine sebep olan en önemli faktörlerden birisiydi tabiki 20 yaşındaki kalecilerine takımın güveni fazlasıyla var ama riskli oynuyor. Sow'un pozisyonunda hoca, forvetleri alıp karşısına bu adam böyle yapıyor dikkat edin diyerek bir etüt etmiş olsalardı Sow pozisyonda daha akıllı davranırdı. 4 sezon önce eski Sivasspor'lu Mehmet Yıldız'ın İBB kalecisi K.Hasagiç' e attığı gibi bir gol atmayı başarmıştı.

 Beni kes kendini Kes Raul Meireless
Dün sahada bulunan takım ile Kasımpaşa maçına çıkan takım aynı takım mı, şüpheye düşmedim değil. Çünkü sezon başından beridir fizik olarak alt seviyelerde olan takımımız 1-0 geriye düşmesine rağmen maçı bırakmadı "Büyük Takım Hüviyeti" göstererek maçı çevirmesini başardı. Bunu yaparken bakıyoruz ki; beğenmediğimiz Cristian top aldı verdi, dikine paslar attı, rakip orta sahayı bozdu. Bu sezon hiçbir etkinlik göstermeyen Sow kalecinin hata yapmasını sağladı, pozisyon buldu şut çekti. Kuyt ve Meireless kalitelerinin seviyesinde maç çıkarttı ve ikisi de gol attı. Meireless'in böylesine önemli bir maçta gol atması ise hem kendi adına büyük bir olay hemde takıma adapte olması ve gol yükünü eşit dağıtmak açısından güzel oldu.


Cristianoldo :)

Maçın kırılma anının ise Gökhan Gönülün çizge üzerinden çevirdiği top olduğunu söylemekte bir sakınca görmüyorum bunun yanında Cristian'ın takımı adeta şahlandıran frikiğini unutursak sanırım ayıp etmiş oluruz.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder