26 Eylül 2012 Çarşamba

Alamancı mı Anadolulu mu ?

Son dönemlerde özellikle Hiddink ile başlayan bir Almancı akımı görüyoruz milli takımda. Alman altyapısı almış futbolcuları takıma bir bir kazandırıyoruz; Gökhan Töre, Mehmet Ekici, Tunay Torun ve son olarak Tolga Ciğerci. Ordaki oyuncuların aldığı eğitim aşikar bizim futbolcularımızdan daha disiplinli ve çalışkanlar bizim takımların altyapısında yetişen oyuncular gibi para kazanmaya başlayınca çalışmayı bırakmıyorlar aksine çok daha yükleniyorlar bir üst kademeye yani; "Yıldız Oyuncu" statüsüne çıkmak için. Burada ise önemli bir faktör ortaya giriyor.
Alamancı Tolga

Almanya'da eğitim almış Türk kökenli futbolcular genellikle Almanya alt yaş takımlarında deniyorlar şanslarını ilk olarak. Çünkü Türk yetkililer oyuncular pişip kıvama geldiğinde milli takıma kazandırmak için uğraş veriyorlar.Ama onlar bu çocuklar ile eğitim sistemlerinin de faydası sayesinde küçük yaşlarda onlara ulaşma gerektiğinde onları yönlendirme şansına baştan sahip oluyorlar.Peki biz bunun önüne nasıl geçeriz acaba teknik heyet bunun için ne yapıyor neler yapmak istiyor. Son zamanlarda yukarıda isimlerini verdiğim oyuncuları takıma kazandırmak için küçükte olsa adımlar atıldı. Bundan sonrası ne kadar hangi düzeyde gelir orasını bilemiyoruz lakin onlar oyuncuları takımlarına kazandırmak için ellerinden geleni yapıyorlar. Mesela Angele Merkel bile bir konuşmasında Halil&Hamit kardeşleri kastederek yabancı vatandaşlara çifte pasaport yolunu kapatmalıyız  demişti.Peki biz bu durumları aşmak için ne yapmalıyız ve bu yaptıklarımız&yapacaklarımız ne düzeyde doğru?




Bir de madalyonun öbür yüzü yanı Anadolu kısmı var buna değinmeden olmaz diye düşünüyorum çünkü. Eski Fenerbahçe'li PVH'nin bu konu ile ilgili şöyle bir sözü var: "Sizler bizi alt yaş takımlarında yenebilirsiniz ama A milli düzeyde bunu yapamazsınız" demişti ve buna extra olarak ülkemizde 1.5 sezon teknik direktörlük yapmış olan Frank Rijkaard'ın da başka güzel bir sözü var" Türk futbolunda her şey var hiç bir şey tam değil". Yabancı futbol adamları bunu tespit etmekte zorlanmazken biz neden yıllardır içimizdeki cevheri fark edip ileriye doğru bir adım atamadık? Yapılacak şeyler çok zor değil aslında ama zihniyetler bile bunun önünü tıkıyor. Şimdi hangi öğrenciye sorarsak soralım en sevdiğin ders ne diye beden der bakın "Beden Eğitimi" değil ve genellikle herkesin 5 olur.Kızlar voleybol oynar erkekler futbol topu alır koştur dur peşinde. Vesselam biz  bedenimizi bile eğitmekten uzağız ne yazık ki ! Bunu çok açmak istemiyorum futbol dışında da çok uzar gider bu konu çünkü biz futbola eğilelim.

Tuncaygiller

Yurt dışındaki uygulamaları az çok kulaktan dolma da olsa biliriz. Bizim bunları yapmamamız için bir sebep olduğunu düşünmüyorum. İlkokullardan başlayarak bir scout ekibi kurulması yapılacak ilk işlerden birisi sanırım. Kurduğumuz bu ekip ile yetenekli çocukları alıp futbol eğitimlerini verebiliriz. Oyuncuların bulunduğu pozisyonlarda nasıl davranmaları gerektiğini;defans oyuncusu nasıl yer alır, forvet oyuncusu nereye koşar, orta saha oyuncusu ne zaman ileri gider ne zaman geri gelir vb. pozisyon bilgilerini öğretmek, ağaç yaşken eğitmek daha kolay bir çözüm yolu değil midir? Böylece Tuncaylar, Ardalar, Rüştüler, Nihatlar, Mert Gönoklar, Rıdvanlar, Hamiler, Metin Oktaylar yetiştirmek çok kolay olur.

İki farklı oyuncu kulvarımız var Milli Takımın birisi Almanya havuzu diğeri Anadolu havuzu; Bu kaynaklardan birine yönlenip diğerini unutmak her ne kadar yanlışsa, oyuncuların yetişirken yüzlerine bakmayıp piyasa yaptıklarında peşlerinden koşmakta bir o kadar yanlış.Bunun için her iki kaynağı sentezlemek en mantıklısı. Hem lejyonerlerimize hem de Bizim Oğlanlara sahip çıkıp milli takım bünyesine katmak en mantıklı ve milli takımı her turnuvanın gediklisi yapacak bir çözüm yoluna yaklaşmak tek çıkar yolu gibi gözüküyor.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder